Fasya Yapısı ve Fonkisyonları


Geleneksel olarak, fasya kelimesi esas olarak cerrahlar tarafından

vücutta görülen ve diğer organları, kasları ve kemikleri kaplayan

parçalanabilir dokuyu tanımlamak için kullanılmıştır.

Son zamanlarda tanım, hücre dışı matriksi oluşturan ve koruyan

hücreler de dahil olmak üzere vücuttaki tüm kollajen bazlı yumuşak

dokuları içerecek şekilde genişletilmiştir.


Fasya, derinin altında bulunan bağ dokusu tabakalarından

oluşur.


Fasya Yapısı ve Fonksiyonu

Fasya yapısal olarak pasif görünebilir ancak proprioseptif ve

nosiseptif özelliklere sahip mekanik olarak aktif bir dokudur. Temel

yapı maddesi kollajen lifleridir ve oldukça güçlü ve esnek bir yapıya

sahiptir. Bu esnekliği lokal travma veya inflamasyon nedeniyle hasar

gördüğünde kaybedebilir. Bu daha sonra fasyal tabakaların

sıkılaşmasına ve alttaki dokuların hareketini kısıtlayarak ağrıya,

hareket açıklığının azalmasına veya kan akışının azalmasına neden

olabilir.

Fasya içerisinde kasılabilir dokuların varlığı da gösterilmiştir. Özellikle

Torakolomber ve Plantar fasyada yoğun olarak tespit edilmiştir.

(TLF; Schleip et al. 2005) (Staubesand & Li, 1996

Fasyanın venöz dönüşte (Caggiati, 2000), entez bölgelerinde

yoğunlaşan tansiyon stresinin dağılmasında (Benjiamin ve ark., 2008),

ağrının etiyolojisinde (Langevin ve ark., 2001; Langevi 2006), hareket

algısı ve koordinasyonunda, kaslar arası etkileşimde, benzersiz

mekanik özellikleri ve yoğun sinirsel innervasyonu vardır.

Fasya ile ilgili karşımıza her gün yeni bilgiler gelmektedir. Hareket

sistemi içerisinde proprioseptif algı çok önemlidir.


Son zamanlardaki çalışmalar, fasyal sistemin bölgeler arasında devamlılığını vurgulayarak, onun vücut çapında

proprioseptif/iletişim sağlayan bir organ olarak rolünün varsayılmasına yol açmıştır (Langevin, 2006; Langevin ve diğerleri, 2006; Lindsay, 2008; Kassolik ve diğerleri, 2009)..

Fasyal sistem bölgeler arasındaki devamlılığı sağlamasının yanında çevre dokulara destek sağlar, sürtünmeyi azaltmaya yardımcı olur ve dokular ve organlar için destekleyici bir rol oynar. Böylece kas aktivitesi veya dış kuvvetler tarafından üretilen mekanik gerilimi iletebilir. Fasyanın biyomekanik düzenleyici sistemi şu anda daha fazla çalışılmaktadır.


Fasya ve Yük Transferi

Önceki varsayımların aksine, insan iskelet kaslarını birbirine bağlayan

bir bütünlük ağı kurar. Fasyal dokular kendi gerilim durumlarını

değiştirebilirler.

Fasyanın sertliğini değiştirebilmesine paralel olarak su içeriği de

değişebilir. Hatta bilim insanları sertliği değiştiren önemli faktörün su

olduğunu düşünüyorlar. Diğer bir teori kas kasılmasının üstte uzanan

fasyayı esnettiği ve gerginliğini değiştirdiğini belirtmektedir.

Altta yatan mekanizmalardan bağımsız olarak fasyanın bu özelliği

antrenman ve rehabilitasyon dünyasını etkilemektedir.

Hareket paternlerine bağlı olarak oluşan gerginlikler komşu dokulara

aktarılabilir.

Huijing et al. (2003), kas gerilimi iletiminin sadece %70'inin

tendonlar aracılığıyla yönlendirildiğini ve bu nedenle kesinlikle

mekanik bir rol oynadığını, ancak kas kuvvetinin %30'unun kasları

çevreleyen bağ dokusuna iletildiğini, agonist, antagonist ve sinerjik

kasların periferik koordinasyonunda derin fasyanın rolünü

vurgulayarak göstermiştir.

Wilke ve ark. Sistematik derlemelerinde buna örnek olarak Myers

tarafından geliştirilen 3 myofasyal zinciri göstermişlerdir.





Süperfisyal Arka Zincir : (SBL: plantar fascia, gastrocnemius,

hamstrings, erector spinae);

Bazı çalışmalar, plantar fasya-aşil tendon arasında – pelvik

hareket ile hamstring ve gastro grubu arasında, bazı çalışmalar

hamstring – sacrotuberous ve TLF arasında yük transferi

olduğunu göstermişlerdir.













Arka Fonksiyonel Zincir : (BFL: latissimus dorsi, contralateral

glutueus maximus, vastus lateralis);

Bazı çalışmalarda latissimus dorsi ve kontra-lateral gluteus

maksimus arasında yük transferi olduğunu gösterilmiştir.








Ön Fonksiyonel Zincir : (FFL: adductor longus, contralateral rectus

abdominis, pectoralis major).

Ø Bazı çalışmalarda adduktor longus ve kontra-lateral rectus

kılıfı arasında yük transferi olduğu gösterilmiştir. Ancak pec.

Majör ile rektus kılıfı arasında bir transfer gösterilememiştir.

Fasyalar dokular benzer olmasına rağmen doku tiplerindeki farklılık,

su içeriği, sıcaklık vb faktörlere bağlı olarak doku gerginliği

etkilenebileceği için yük transferi de etkilenebilir. Bu yük transferi

konusunda çalışmalar devam etmektedir.


Bu çalışmaların kadavra üzerinde yapılması ve kadavrada fiksasyon

için kimyasalların kullanılması yük transferi çalışmalarını

etkileyebileceği düşünülmektedir.

Fiksasyon için kullanılan formalin, kollajen lifleri arasında çapraz bağ

sa